Temel Bilgiler
Fransa: Once you arrive

Fransız Kültürü Hakkında Bilmeniz Gerekenler

fransiz kulturu
245

Fransa deyince aklınıza ilk gelen nedir desek; aşıkların Paris, gezmeyi sevenlerin Eyfel Kulesi, tarih tutkunlarının Louvre Müzesi, alışveriş düşkünlerinin moda, yeme-içme meraklılarının da peynir ve şarap dediklerini duyar gibiyiz. Bu açıdan Fransa’nın turistler tarafından dünyanın en çok ziyaret edilen ülkeleri arasında ilk sırada olmasına şaşmamalı! Bulunduğu coğrafi konum, aldığı yoğun göçler ve tarihten gelen birikimlerin şekillendirdiği Fransız kültürü geçmişten günümüze, genç yaşlı demeden herkesi kendine çeken belli başlı özelliklere sahiptir. Gelin bu büyülü dünyaya beraber göz atalım!

 

Aşıklar Şehri Paris

 

Fransa’nın en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri olan Paris, ona yazılan şarkıları, kitapları, filmleri hak edecek güzelliktedir. Genelde Fransa’ya gelen turistlerin ilk ve bazen de tek uğrak yeri olan şehir; tarihi eserleri, müzeleri, sanat galerileri, şık restoranları ve dünyaca ünlü modaevleriyle göz doldurur. Şehrin sembollerinden biri olan Notre Dame Katedralini, Fransa’nın ilk devlet müzesi olan Louvre Müzesini, adını Yunan mitolojisinde cennet olarak adlandırılan ovalardan alan Şanzelize Caddesini, şehrin her yerinden görebileceğiniz ve en güzel manzarasına sahip Eyfel Kulesini görmeden Paris’i görmüş, Fransız kültürü ile ilgili bilgi sahibi olmuş sayılmazsınız. Gezilip görülecek ve yapılacak o kadar çok şey varken ben bir kafede oturup bir yandan kahvemi yudumlarken bir yandan da kitap okurum derseniz eğer, butik kafeleri tercih etmenizi öneririz. Zira şehrin genelinde yeme-içme fiyatlarını biraz yüksek bulabilirsiniz.

 

Paris’te gitmeniz gereken en önemli yerlerden biri de turistlerin ve özellikle gençlerin tercih ettiği Seine nehridir. Üzerinde 37 köprünün bulunduğu nehirde tekne turu yapabilir ya da yürüyüş yapıp eğlenen insanları, şarkı söyleyenleri, keman çalanları, piknik yapanları seyre dalabilir, kitapçıları, hediyelik eşya dükkanlarını ve antikacıları da gezebilirsiniz. Size önerimiz tekne turunu şehrin gece ışıklandırması eşliğinde romantik bir ambiyansta yapmanızdır. Paris’e yalnız gelmediğinizi düşünürsek eğer, gündüz de nehir üzerindeki köprülerden biri olan Arceveche köprüsünü ziyaret edebilir ve köprüye kilit astıktan sonra anahtarını nehre bırakabilirsiniz.

 

 

Edebiyatsız Olmaz!

 

Fransız kültürüne ait belli başlı özellikler deyince Fransızcanın hakim olduğu Fransız edebiyatından söz etmemek olmazdı. Zira Fransızlar için bu dil de iletişim kurmak, siz farklı bir dilde soru sorduğunuz da anlasalar bile Fransızca cevaplamak milli bir olaydır.

 

Dünya edebiyatında deneme türünde ilk örnekleri veren ve öncüsü sayılan Montaigne, Denemeler adlı yapıtı için ‘’Ben kitabımı yazdığım kadar, kitabım da beni yazdı.’’ demiştir. Realizmin öncüsü Balzac’tan Stendhal’a, natüralizmin kurucusu Emile Zola’dan Arthur Rimbaud’a, Lamartine’den Madam Bovary’nin yazarı Flaubert’e kadar zengin bir edebiyat kültürüne sahip olan Fransa bu alanda da uluslararası bir üne sahiptir. Filmlere konu olan Alexandre Dumas’nın Üç Silahşörler, Monte Kristo Kontu, Demir Maske romanlarını bilmeyen, çocukluğunda La Fonteine’in masallarını okumayan, dünyaca ünlü Notre Dame Katedralinin yıkılmasına dayanamayıp kurtarılması için Notre Dame’ın Kamburu adlı romanını yazan Victor Hugo’yu tanımayan yoktur. Bugüne kadar en çok Nobel Edebiyat Ödülü alan ülkenin de Fransa olduğunu hatırlatmakta fayda var!

 

Fransız Ressamlar ve Yolu Fransa’dan Geçenler

 

Fransa’ya eğitim için giden öğrencilerin uğrak yerlerinden ilki sanata, tarihe ve mimariye ilgi duyuyorsanız ve bu alanlarda eğitim alacaksanız Louvre Müzesidir. Fransız İhtilalinden sonra açılan ilk devlet müzesi olmasının yanında, dünyanın en çok ziyaret edilen sanat müzelerinden biridir. Müzedeki eserleri tek tek anlatmanın imkanı olmadığını Paris’te müzeyi ziyaret ettiğinizde anlayacağınızı düşünüyoruz. Zira müzedeki resim, heykel, Mısır-Yunan-Doğu sanatları, arkeolojik ve mimari eserlerin tamamını görmenize bir tam gün yetmeyecektir. Müzenin en çok bilinen eseri Leonardo Da Vinci’nin Mona Lisa’sıdır.

 

Fransız kültürü özelliklerine şekil veren ressamlar arasında Henri Matisse, Marc Chagall, Paul Cezanne, Auguste Renoir, Edouard Manet, Claude Monet, Paul Gauguin ve Camille Pissarro’yu sayabiliriz. Her biri romantizm, realizm, natüralizm ve empresyonizm gibi akımların öncüsü olan bu ressamların eserlerine ve özel müzelerine ülke genelindeki şehirlerde ziyarette bulunabilirsiniz.

 

Yolu Fransa’dan geçen ressamlar içinde en hüzünlü resimlere, renklere ve hayat hikayesine sahip olan Van Gogh’tur. Şüphesiz hem Paris, hem de güney Fransa’daki Arles kasabasında yaptığı sayısız eserlerin en dikkat çekici olanı Yıldızlı Gecedir. Ülkeyle adı anılan bir diğer ressam da Picasso’dur. İspanya’da doğmasına rağmen hayatının büyük bir kısmını bu ülkede geçirmiş ve sayısız resme imza atmıştır. Sanatseverlere Paris’teki Picasso Müzesini görmelerini öneririz.

 

 

Aşkın Dili Fransızca

 

Fransız kültürü özellikleri içinde Fransızcanın ne denli büyük bir öneme sahip olduğunu, bu dilin büyüsüne kapılıp yazılan sözleri, söylenen şarkıları hatta çekilen filmleri bilmeyeniniz yoktur. Güzelliğiyle hem Avrupa, hem de Amerikan sinemasını büyülemiş dünyaca ünlü Brigette Bardot’tan, yakışıklılığıyla göz dolduran Alain Delon’a, şarkılarıyla Fransızcaya olan hayranlığımızın artmasına sebep olan Serge Gainsbourg’dan, Edith Piaf’a kadar listenin uzadığını görürüz. Fransa’yı ziyaret edecek olanlara Zaz konserine gitmeyi, Moulin Rouge kaberesini izlemeyi ve mümkünse Paris’te yapılan Nuit Blanche yani Beyaz Gece anlamına gelen ve bütün şehrin sabaha kadar uyumadığı etkinliği önerebiliriz.

 

Fransız kültürünün özellikleri ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz Audrey Hepburn’un Paris’te Aşk Başkadır ve Meg Ryan’ın Fransız Öpücüğü filmlerini seyredebilirsiniz. Yeni bir dili öğrenmenin kuracağınız arkadaşlıklar, sosyal çevre ve sizin gibi yurtdışından gelen insanlarla kaynaşmaktan geçtiğini bilmekte fayda var!

 

Fransa’da Eğitim

 

Romantizmin, tarihin, gösterişli binaların şehri ve okuma-yazma oranının %100 olduğu Fransa’da eğitim almak isteyenler için ülkedeki üniversitelerin çoğunda eğitim dilinin Fransızca olduğunu ve istediğiniz bölüme kayıt yaptırabilmek için ÖSS’de o bölüme yerleştirilmiş olmanız gerektiğini belirtmeliyiz. Ülkede üniversiteler devlet üniversitesi olmasının yanında eğitim de ücretsizdir. Genelde uzmanlık alanlarına başvuracak olanlar için özel okul veya özel üniversiteler ücretlidir.

 

Ülkedeki üniversitelere kayıt olmayı düşünürseniz, öncesinde  Campus-France’in web sitesinden online başvuru yapabilir ve sitemizden Fransız Üniversitelerine Başvuru Yapmak isimli makalemizi inceleyebilirsiniz!

 

Yemeksiz Olmaz!

 

Kökeni orta çağlara kadar uzanan Fransız mutfak kültürü, Fransız Devrimi ve Napolyon döneminde ün kazanmış ve bugünkü şekline ulaşmıştır. Dünyaca ünlü Bordeaux şaraplarından, Rokfor peynirlerine, kırmızı etten deniz ürünlerine, kaz ciğerinden salyangoza, Kruvasandan Creme Brule ve baget ekmeğine kadar çok çeşitli bir yemek kültürüne sahiptirler. Bu yemeklere zenginlik katan ve bir sanat eserini andıransa, göz alıcı ve şık sunumlarıdır. Fransız mutfağı ülkenin çeşitli bölgelerine göre değişmekle beraber Paris’te bütün bu mutfak kültürünün bir araya gelmiş halini gideceğiniz restoranlarda bulabilirsiniz.

 

Fransa’ya eğitim almak için giden öğrencilerin bu kültürü daha iyi özümsemek için sabahları güne kahvenin yanında kruvasan ve bagetle kahvaltıya başlamalarını, ana yemeklerden sonra yenen peynirleri ve hafif akşam yemeklerini önerebiliriz. Fransa’ya gidip meşhur Fransız hamburgeri olarak bilinen renkli macaronlardan yememek ve sıcak çikolatayı tatmamak olmaz.

 

Paris’e gidenler için yemek yiyecekleri restoranlarda ya da kahve içecekleri kafelerde hiç tanımadığınız insanlarla iç içe oturuyormuş hissi veren birbirine yakın küçük masaları görünce şaşırmamalarını tavsiye ederiz. Fransız bir aile tarafından akşam yemeğine davet edildiğinizde de çok aç gitmemenizi öneririz. Zira Fransızlar için akşam yemeği demek şarap eşliğinde yapılacak hoş ve uzun sohbetlerdir.

 

 

Aklınızda olsun!

 

Bu ülkede yaşamak ve eğitim hayatlarına devam etmek isteyenlerin Fransız kültürü özellikleri ile ilgili bilmesi gereken ilk şey bir Fransızla konuşurken mutlaka ‘’sen’’ yerine ‘’siz’’ sözcüğünü kullanmalarıdır. Eğitim aldığınız kurumdaki öğretmenlerinizden tutunda, çalıştığınız iş yerindeki insanlara ve sosyal hayatta karşınıza çıkan birine ‘’siz’’ diye hitap etmek özellikle yaşlı insanlarla konuşurken saygıyı ifade eder.

 

Fransızca bilmiyorsanız bu ülkeye gitmeden önce temel birkaç kelimeyi öğrenmenizi tavsiye ederiz. Örneğin birine bir şey sormak istediğinizde cümleye önce Bonjour diyerek başlar ve sonrasında İngilizce olarak derdinizi anlatırsanız size cevap vermeyecek Fransız sayısı çok azdır. Cümlelerinize erkeklere hitap ederken Mösyö, kadınlar içinde Madame kelimelerini eklerseniz daha bir sempatik olur. Bir diğer anahtar kelime de Merci’dir. Sonuçta her şey nezaketten ve saygıdan ibaret olduğu için, hele ki hiç tanımadığımız bir ülkede yaşayacaksak bunların ne kadar önemli olduğunu bilmek gerekir.

 

Dünyanın moda başkentlerinden biri olan Paris’te özellikle de Şanzelize caddesinde alışveriş yapacak ve dünyaca ünlü Chanel ve Yves St. Lauren gibi markaların vitrinlerine bir göz atacaksanız eğer mağazaların hafta içi ve cumartesi günleri akşam 19:30’a kadar açık olduğunu bilmelisiniz. Ülke genelinde bizdeki gibi sebze-meyve ve antika eşyaların, plakların, kitapların satıldığı bit pazarlarının da olduğunu unutmayın!

 

Fransız kültürü ile ilgili daha fazla bilgi almak isterseniz Fransa’da Yapılması Gereken 5 Şey makalemizi incelemenizi öneririz.

 

Kaynak Siteler:

Bölüm ara

Fransa
Dereceye göre *
YAZAR HAKKINDA

fransiz kulturu

‘’Her zaman yapamayacağım şeyler üzerine çalışıyorum ki, nasıl yapabileceğimi öğreneyim’’ der, Picasso. Araştırmanın, gezip görmenin, okumanın, yazmanın ve tabii ki çizim yapmanın sonsuz olduğu bir dünyada, öğrendiklerimi paylaşmaktan keyif alıyorum.