Temel bilgiler
Yurtdışında eğitim : Üniversiteye Başvuru

Avrupa'da Eğitim Alabileceğiniz En Popüler Üniversiteler

Avrupa'da Eğitim Alabileceğiniz En Popüler Üniversiteler
634

Her yıl milyonlarca öğrenci yurtdışı eğitim almak ve uluslararası deneyim kazanmak için Avrupa’yı tercih ediyor. Türkiye’den öğrenciler için de popüler bir eğitim rotası olan Avrupa, özellikle aralarında Almanya, İtalya, Fransa, Hollanda ve İsviçre gibi ülkelerde seyahat ve ikinci bir dil öğrenme seçenekleri ile göz doldurur. Avrupa birçok yönden öğrenciler için sayısız avantajlara sahiptir. Bunlar arasında büyük ve küçük ölçekli şirketlerde kariyer imkanlarını, dünya standartlarında eğitim ve araştırma fırsatlarını, düşük öğrenim ücretlerini, tüm kıtayı keşfetme ve olağanüstü şehirlere kolaylıkla seyahat etmeyi, saygın ve prestijli üniversitelerde okumayı sayabiliriz. 

 

Avrupa, yüzlerce İngilizce dilinde lisans ve lisansüstü eğitim veren programlara sahip kaliteli üniversiteleri, tarihi kütüphaneleri, ihtişamlı binaları, modern laboratuvarları ile öğrencilere araştırma, yenilik ve yaratıcılığın ön planda olduğu eğitim alma imkanı sunar. Yazımızda Avrupa’da eğitim alabileceğiniz en popüler üniversitelere ve merak edilenlere yer verdik!

 

University of Oxford 

 

Kuşkusuz Oxford Üniversitesi, sadece 1096 yılına kadar uzanan köklü tarihi, dünyanın halen eğitim veren en eski ikinci eğitim kurumu olması ya da büyüleyici Ortaçağ mimarisi ile Avrupa’da okumak isteyenler için popüler bir seçim değildir. Çoğumuz Amerika’daki rakibi Harvard gibi Oxford’u sıklıkla adının geçtiği filmlerden, kitaplardan ya da ünlü mezunlarından tanısak da, geçmişten günümüze üniversite, 26 Nobel Ödülü, sayısız buluş ve araştırma alanındaki başarısı ile göz doldurur. Aynı zamanda 11 milyondan fazla kaynağı ile dünyanın en büyük kütüphanesine sahip okul, aralarında Michelangelo, Picasso ve Henry Turner’da dahil çok sayıda ressamın olduğu önemli bir koleksiyonu da bünyesinde barındırır. 140’dan fazla ülkeden alanında yetenekli ve üstün başarılı öğrencileri seçen Oxford Üniversitesi’ne girmenin de bir o kadar zor olduğunu söyleyelim. 

 

University of Copenhagen

 

Kökleri 1479 yılına kadar dayanan Danimarka’nın en iyi eğitim kurumlarından biri olan Kopenhag Üniversitesi, aralarında tıp, hukuk, felsefe ve ilahiyatında olduğu 4 fakülteden oluşur. Avrupa’da okumak için en prestijli okullardan biri olan Kopenhag Üniversitesi, 200’den fazla lisans programı ve İngilizce eğitim alma imkanı ile tüm dünyadan yabancı öğrencileri kendine çeker. Araştırma ve eğitim üzerine yüksek uluslararası standartlara sahip üniversite, bugün 40 bin öğrenciye hizmet veren kuzey Avrupa’nın en büyük araştırma enstitüsüdür. Özellikle yüksek lisans ve doktora çalışmaları için tercih edilen okul, Microsoft ve Novo Nordisk gibi şirketlerle bilimsel araştırmalara imza atar. 

 

University of Edinburgh

 

1583 yılında İskoçya’nın başkenti Edinburgh’ta kurulan üniversite, QS sıralamalarında dünyanın en iyi onsekizinci, Avrupa’nın ise altıncı en iyi üniversitesidir. 20 Nobel Ödülü sahibi Edinburgh Üniversitesi, özellikle Avrupa’nın ilk yapay zeka araştırma merkezi ve dünyanın ilk klonlanan memeli hayvanı olan Dolly’nin klonlandığı Roslin Enstitüsü’ne ev sahipliği yapar. Bugün 10 binden fazla uluslararası öğrenci yoğunluğuna sahip olan üniversite öğrencilere sunduğu burs imkanları ve güçlü akademisyenleri ile göz doldurur. 

 

Swiss Federal Institute of Technology

 

Swiss Federal Institute of Technology ya da yaygın olarak kullanılan adıyla ETH Zurich, İsviçre’de 1855 yılında kurulmuştur. Günümüzde düşük ücretli eğitim imkanı ile Avrupa’da eğitim almak isteyen öğrenciler arasında oldukça popüler olan üniversite, özellikle mühendislik, bilim, mimarlık ve matematik gibi alanlardaki başarıları ile göz doldurur. Aralarında Albert Einstein, röntgen ışıklarını bulan Wilhelm Röntgen, mikrobiyolog Werner Arber gibi Nobel Ödülü başta olmak üzere sayısız ödüle layık görülen mezunları ile dikkat çeken ETH Zurich, aynı zamanda IBM, Google ve Microsoft gibi şirketlerle yürütülen araştırma projeleri ile ünlüdür.

 

Karolinska Institute

 

Eğer Avrupa’da tam donanımlı bir tıp eğitimi almak ve dünya çapında araştırmalara katılmak isterseniz, İsveç’te yer alan Karolinska Enstitüsü tam size göredir. Dünyanın en büyük tıp üniversitelerinden biri olan eğitim kurumu, İsveç’te gerçekleştirilen akademik tıp araştırmalarının %40’ından fazlasına sahiptir. Başkent Stockholm’da olmasının avantajına sahip eğitim kurumu, yabancı öğrenciler için iş fırsatlarını da beraberinde sunar. İnsan sağlığının geliştirilmesine önemli katkılarda bulunan üniversite, 1810 yılında kurulmuştur. Kanser araştırmalarında dünyanın önde gelen araştırmalarına imza atan Karolinska Enstitüsü, 2,000’den fazla yüksek lisans programına sahiptir. 

 

Delft University of Technology

 

Hollanda’nın en eski eğitim kurumu olan Delft Teknoloji Üniversitesi, 1842 yılında kurulmuştur. 15 binden fazla öğrenciye hizmet veren okul, özellikle tasarım, mühendislik ve fen bilimleri arasında 14 lisans ve 30’dan fazla lisansüstü program sunmaktadır. Lisans programları Flamanca olan üniversitenin tüm master dereceleri İngilizcedir. Öğrencilerinin problem çözme, takım çalışmasına yatkınlık ve yaratıcılıklarını ön plana çıkaran Delft Teknoloji Üniversitesi, teknolojik eğitim ve analitik becerilerinizi de geliştirmeyi hedefler. Ülkenin en büyük teknik okulu olan üniversite, bugün 2,500 bilim adamına sahiptir ve mezunları fizik ve kimya dallarında Nobel Ödüllerine layık görülmüştür. 

 

Sorbonne University

 

1257 yılına uzanan tarihi ile Sorbonne Üniversitesi, bugün dünyanın en saygın ve prestijli üniversitelerinden biridir. Tıp, bilim ve mühendislik de dahil olmak üzere multidisipliner bir akademik yapıdan oluşan eğitim kurumu, anı zamanda University of Paris olarak da bilinir. Fransız devrimi sırasında kapatılan üniversitenin ünlü mezunları arasında Balzac, Voltaire, Diderot yer alırken, diğer Nobel Ödüllü mezunları ise Sartre, Henri Bergson ve Marie Curie gibi isimlerdir. Sorbonne Üniversitesi, 2018 yılında iki Paris eğitim kurumu olan Paris-Sorbonne University ve Pierre and Marie Curie University’nin birleşmesi ile bu ismi almıştır. 

 

Imperial College London

 

1907 yılında İngiltere’de kurulan Imperial College London; bilim, mühendislik ve tıp gibi kök alanlarda dünyanın en prestijli üniversitesi olarak bilinir. Bugün 125’ten fazla ülkeden, 8 binden fazla yabancı öğrenciye hizmet veren kurum, penisilinin icadı ve bakteriyel enfeksiyonlarda antibiyotiğin kullanılması konusundaki öncü araştırmaları ile göz doldurur. Imperial College London’da eğitim alıyorsanız, alanında uzman akademisyenlerle bilim ağırlıklı çalışmalara katılıp popüler araştırmalarda kendinize yer bulabilir, stajlar, seminerler ve konferanslar sayesinde profesyonel ağınızı güçlendirebilirsiniz.

 

Trinity College Dublin

 

Avrupa’nın en güzel şehirlerinden biri olan İrlanda’nın başkentinde 1592 yılında kurulan Trinity College/University of Dublin, bugün aralarında mühendislik ve bilimin de olduğu kök alanlarda 3 fakültede eğitim alma imkanı sunar. Mezunları arasında Dracula’nın yazarı Bram Stoker, Oscar Wilde ve Samuel Beckett gibi isimlerin olduğu Trinity College; dünya kültür başkenti olarak bilinen Dublin şehrinde bulunmasının avantajı ile yazarlar, oyuncular ve bilişim meraklıları arasında oldukça popüler ve elit bir okuldur. Lisansüstü düzeyde araştırma ve inovasyon çalışmaları için tüm dünyadan akademisyen ve öğrencileri kendine çeken üniversite, aynı zamanda Avrupa’nın Silikon Vadisi olarak kabul edilen teknoloji şirketlerinin bulunduğu endüstri bölgesine yakınlığı ve aralarında IBM, Google, Apple, Facebook gibi şirketlerin varlığı ile doğan iş fırsatları ile ünlüdür.  

 

Ludwig Maximilian University of Munich

 

1472 yılında kurulan Münih Üniversitesi ya da yaygın olarak bilinen adıyla LMU Münih, Avrupa’nın öncü yüksek öğrenim ve araştırma okullarından biridir. 18 fakülte genelinde 200 derece programı sunan üniversitede eğitim dili Almancadır. LMU, bugün özellikle ekonomi, nöro-bilişsel psikoloji ve yazılım mühendisliği programları da dahil olmak üzere bazı yüksek lisans programlarında İngilizce dilinde eğitim alma seçeceği sunar. Yaklaşık 50 araştırma merkezi ile bugün LMU Münih, yurtdışından akademisyenler, doktora öğrencileri ve araştırmacılar için fırsatlarla dolu bir üniversitedir. 

 

University of Cambridge

 

1209 yılında kurulan Cambridge Üniversitesi, hem İngiltere’nin hem de dünyanın en iyi ilk 10 üniversitesi arasında yer alır. Bugün dünyanın herhangi bir eğitim kurumundan çok daha fazla Nobel Ödülü kazanmış olan Cambridge, mezunları ve akademisyenlerinin edebiyat, tıp, fizik, kimya gibi alanlarda çok sayıda başarıya imza atmalarıyla ünlüdür. Zengin ve bir o kadar da büyüleyici geçmişe sahip üniversite, 150’den fazla fakülte, bölüm ve kurumla üstün başarılı uluslararası öğrencileri ağırlar. Oxford Üniversitesi’nden ayrılan akademisyenlerin kurduğu Cambridge, 120 farklı ülkeden öğrenci çeşitliliği, 100’den fazla kütüphanesi, halka açık bilimsel ve kültürel müzeleri, dokuz sanat galerisi ve botanik bahçesi ile olağanüstü bir deneyim yaşatır. 

 

University of Bologna 

 

Yurtdışında okumak ve İtalya’da eşsiz bir deneyim yaşamak istiyorsanız, tarihi 1088 yılına uzanan ve dünyanın en eski eğitim kurumu olarak kabul edilen Bologna Üniversitesi tam size göredir. Akademik olarak ilk defa hukukçularla başlayan üniversite, günümüze kadar bu özelliği ile Avrupa’nın en iyi hukuk okullarından biri olarak görülmüştür. 11 fakültede 80 binden fazla öğrenciye hizmet veren Bologna Üniversitesi, aynı zamanda öğrencilerine İtalya’da sanayi, ticaret ve kuruluşlarda staj imkanı sağlarken, mezuniyetten sonra ise işe yerleşmelerinde yardımcı olur. Bugüne kadar Dante, Petrarca, Erasmo da Rotterdam, Albrecht Dürer gibi isimlerin ders verdiği Bologna Üniversitesi, Avrupa’da eğitim için en prestijlilerinden biridir. 

 

Ayrıca bakınız:

Avrupa’nın En Ucuz Üniversiteleri

Avrupa’da Okumanız İçin 7 Sebep

Avrupa’da Okumanız İçin Başvurabileceğiniz 3 Farklı Burs Seçeneği

Bölüm ara

Ülke seçin
Dereceye göre *
YAZAR HAKKINDA

Avrupa'da Eğitim Alabileceğiniz En Popüler Üniversiteler

‘’Her zaman yapamayacağım şeyler üzerine çalışıyorum ki, nasıl yapabileceğimi öğreneyim’’ der, Picasso. Araştırmanın, gezip görmenin, okumanın, yazmanın ve tabii ki çizim yapmanın sonsuz olduğu bir dünyada, öğrendiklerimi paylaşmaktan keyif alıyorum.